frmtrks

KELİMELER ARASINDA YOLCULUK...
 
Anasayfasayfa 2TakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» rock severler.
C.tesi Ağus. 09, 2008 4:27 pm tarafından fatih1789

» ROCK MI REP Mİ
C.tesi Ağus. 09, 2008 4:24 pm tarafından fatih1789

» güller önünde solar güzelim
Cuma Ağus. 08, 2008 7:15 pm tarafından fb_erkan

» gördğün gibi olmaya çalışırım
Cuma Ağus. 08, 2008 7:14 pm tarafından fb_erkan

» aşk aşkk sessizz
Cuma Ağus. 08, 2008 7:13 pm tarafından fb_erkan

» erkan tırnaklarını yeme...:)
Cuma Ağus. 08, 2008 6:26 pm tarafından eko-Æ14

Sosyal yer imi
Sosyal yer imi Digg  Sosyal yer imi Delicious  Sosyal yer imi Reddit  Sosyal yer imi Stumbleupon  Sosyal yer imi Slashdot  Sosyal yer imi Yahoo  Sosyal yer imi Google  Sosyal yer imi Blinklist  Sosyal yer imi Blogmarks  Sosyal yer imi Technorati  

Sosyal bookmarking sitesinde frmtrks adresi saklayın ve paylaşın

Sosyal bookmarking sitesinde frmtrks adresi saklayın ve paylaşın

Paylaş | 
 

 saat seni çoktan geçmişti

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
fb_erkan



Mesaj Sayısı : 36
Kayıt tarihi : 06/08/08

MesajKonu: saat seni çoktan geçmişti   Çarş. Ağus. 06, 2008 4:46 pm

Şehrin yapışkanlığından ayrıldığım bir vakitti gözlerimi aralayabildiğim.
Taş gibi bir beyin taşıdığımı, saati görmeye çalıştığım zaman vuran "saat başı" düdüğünden sonra algılayabildim.
Saat 19:00...
Bu sersemlik halinin üzerinden kaç vakit geçtiğini anımsamıyorum.
Yoksa dünde miyim hala?
Ve düşte mi uyandım bu saatte?

Başımı kaldırıp bakmaya cesaretim yoktu. Sararmış gözbebekleri çevresinden ayırt edebildiğim; puslu bir kırmızılığın, şüpheci yalnızlığıydı. Görmek istemiyordum. Havluyla küçük bir münakaşa yaşadık...

Bahçede uğraşırken koparıverdiğin gelinciğin tebessümüyle tutmuştum bıçağı saçlarından.
Fesleğenlerin ona ihtiyacı vardı. Güneş kulaklarımdan süzüldüğünde, ter kokan avuçlarının bile ne denli mühim olduğunu kendime itiraf ediyordum. Gözlerimden içeri yalnızlığım girdi...Masaya son gelen salataydı. Tabiiki sevdiğin gibi, fesleğenli. Bir de efkarımız olmalıydı, şatırlarımıza inat. Vardı. İki mumun ayrıntısına sıkıştırılmış yüzlerimizde, isten geçecek kadar dirençli bir çizgiye rastlamamanın verdiği memnuniyet vardı gülümsemelerimizde. "Gizli aşkım..." Leonard Cohen başka bir şey diyemez miydi acaba, bu ıslak cereyanlarda... En keskin üzüm şıraları bile bu kadar sarsar mıydı gönlümün ihya edilmemiş yerlerini?

İlk yudumu senin elinden içtim, sen de benim. O zaman başım ağrımıyordu... Bir müddet sonra karşımda oturmaktan sıkılmış olduğunu düşündüm. Senin her zerrenden, ne demek istediğin çıplaklaşıyordu. Kalktın. Bir günebakan tarlasının içinde, güne bakmaktan yorulmuştuk. Elimde dolaştırdığın şarkıyı biliyordum. Bir disk çalar totalinin üçle çarpılması kadardı sanırım, aksak ritmli ayakta kalmanın bedeli. Tuttun. Hiç kimse senin kadar güzel dokunmuyordu hislerime...

Uyandığımı anımsıyorum.
Kalkar kalkmaz saate bakarsan, saniyelerin devinimi sana yorucu gelir.
Hangi öğüdün bilgeliği sunabilirdi ki bunca efsaneyi?
Yastığımın başucuna bakmayı unutmuşum.
Aynanın karşısında bu kadar vakit mi geçer?
Saat 23:00.
El yazından kalma bir baş ağrısını sürüyorum yüzüme.
Seni kırdığım için üzgünüm, beni kırdığım için de...
Aynadaki, özgün bir fonla notunu bırakıyor şimdi.
"Gece yarısını bekle. Düşlediklerinin hepsi sensin. İyi bak. Seni Seviyorum..."

Kıraç bir esnemeyle ayılmaya çalışırken, kapı tokmağıyla sarsılıyordum...
Kalkabildiğim yer, mutfak parkelerinin ziftli yumuşağıydı.
Kapıyı araladığımda, gördüğüm düşü hatırlıyordum.
Sen gelmedikçe,
Sen gitmemişsin akılmdan...
Bin yıllık hasretten gelip, boynuma sarılacağını ummuyordum
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
saat seni çoktan geçmişti
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
frmtrks :: HİKAYELER :: AŞK HİKAYELERİ-
Buraya geçin: